ÜRÜN SORUMLULUK SİGORTASI
Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ
Bir
üründeki bozukluk sebebi ile üreticinin sorumluluğuna gidebilmesi için ürün,
sorumluluk hukuku kurallarının öngördüğü biçimde kusurlu değerlendirilmelidir. Bu sebeple hangi ürünlerin
kusurlu sayılacağı tüketicileri koruma amacıyla çıkarılan kanunlarda
belirtilmektedir. Bugün bir ürünün kusurlu olup olmadığını tespitte aranan
kıstas, ürünün piyasaya sürülmesi dahil, bütün durumlarda bir kimsenin ondan
beklemeye hakkı olduğu güvenliği, ürünün taşıyıp taşımadığıdır. Bir başka
deyişle, ürün kullanıldığı zaman kişilerin hukuken korunan menfaatleri zarar
görmemelidir. Burada kullanılacak ölçü objektiftir. Kıstasın tespitinde ürünün
niteliği ve kullanacak kişilerin özellikleri göz önünde tutulur.
Ürün
sorumluluğu, sorumluluk hukuku ile tüketici hukukunun kesiştiği noktada
karşımıza çıkmaktadır. Endüstride,
üretime birden çok teşebbüsün katılması bozuk malların neden olduğu zararlarda
çözümü gereken sorunları daha da güçleştirmektedir. Bu durum, tüketiciyi birden
fazla üretici ile karşı karşıya getirmekte ve üründeki bozukluktan dolayı
bunlardan hangisine başvurulmasının gerekeceği birçok sorunu ortaya
çıkarmaktadır. Ürün Sorumluluğu Sigortalarına konu olan riskleri şu şekilde
ifade edebiliriz: Besin Maddeleri, Elektrikli Aletler, Suni Gübreler, Hayvan
Yemleri, İlaçlar ve Çeşitli Kimyasal Maddeler, Kozmetik, Alet ve Makineler,
Zirai İlaçlar.
Umumi
sorumluluk poliçeleri düzenlenirken ürün mal sorumluluğu teminat dışında bırakılmaktadır. Ne var ki, ürün mal sorumluluğu
talep edildiği takdirde; umumi sorumluluk sigortası ya da üçüncü şahıs mali
sorumluluk sigortasına ürün sorumluluğu ile ilgili şartlar eklenerek geniş
kapsamlı bir sorumluluk teminatı verilmektedir. Uygulamaya bakıldığında,
sigortacılar ürün sorumluluğu poliçesi düzenlerken teminata bir sınır
koymaktadırlar. Bu şekilde, sigortacının muhatap olacağı muhtemel tazminat
taleplerini hesap edebilmesi ve buna paralel fiyatlandırma yapması mümkün hale
gelmektedir.
Basit
ve sıradan olayların dışında, ürün rizikoları büyük bir adet içinde seri hasar
meydana getirir.
Ürün hasarları aynı zamanda birkaç yıla etki edecek niteliktedirler. Ürün
sorumluluğu hasarlarının başka bir özelliği ise hasarın oluşmasına neden olan
halin doğması ile bu hasarın meydana gelmesi arasındaki zaman farkıdır.
Ürün
sorumluluğu sigorta teminatı, coğrafi olarak bir sınırlandırmaya tabi
tutulmaktadır. Herhangi
bir ülkede üretim yapan bir yapımcının ürünlerini ihraç etmesi normaldir. Ne
var ki, piyasalarda ihraç edilen ürünler için ürün sorumluluğu teminatı
verilmemektedir. Eğer bir ülkede üretilen bir mal diğer bir ülkede zarara sebep
olursa; bu durumda o ülkedeki kanunlar ışığında ihtilaf çözümlenecektir. Zarara
uğrayan kimsenin tazminat davasının sigortalının ikametgahında açmasına
herhangi bir engel bulunmamaktadır.
İlgili Yargıtay Kararı
Ürün Sorumluluk Sigortası ile Sigorta Edilmesi
Yargıtay
11. Hukuk Dairesine göre, “Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;
davacının emekli maaşına ihtiyati haciz konulan takip dosyasıyla, prim borçlusu
Ltd. Şti.'ye ait 2005/10-2006/9 dönemlerine ait borçların tahsilinin davacıdan
talep edildiği, 17.08.2005 tarihinden itibaren 3 yıllığına davacının şirket
müdürü olarak tayin edildiği, borç dönemlerinde davacının telsim ve ilzam
yetkisinin olduğu, nüfus adres veri kayıt sisteminde davacının yerleşim yeri
olarak gözüken adresine ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilen
adreslerine, ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediği
anlaşılmaktadır. Davacı, şirkete ait borcun ortaklardan ve kanuni
temsilcilerden tahsil edilebilmesi için; prim borçlusu şirketten kısmen veya
tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerektiğini, ihtiyati haciz
konulabilmesi için de ödeme emrinin tebliği gerektiğini iddia ederek, emekli
maaşına konulan ihtiyati haczin kaldırılarak kesintilerin iadesini talep
etmektedir. Davalı Kurum ise ,davacıya ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ancak
adreslerden birinin yerleşim yeri adresi olmasına rağmen tebliğ edilemediğini,
ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu iddia ederek davanın reddine karar
verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip
kesinleşmeden davacının maaşına haciz konulması şeklindeki Kurum işleminin
hukuka aykırı olduğu tespiti yapılarak, ihtyati haczin ve aylıktan kesinti
yapan işlemin iptaline yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren
yasal faizi ile davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda,
müvekkilinin... ili ... İlçesi Yukarı ...Atyazısı mevkiinde 770 ve 771 numaralı
ada üzerindeki parsellerde inşa ettiği ...'s sitesinin 192 adet residence daire
ve 126 adet villadan oluşan bağımsız bölümlerinin yerden ısıtma sistemlerinin
boru tesisatının ...Teknik, Plastik Boru ve Elemanları San. ve Tic. A.Ş.
tarafından üretilen... yerden ısıtma boruları ile döşendiğini ve üzerinin
kapatılarak kaplamasının yapıldığını, ...tarafından üretilen ısıtma borularının
müvekkili şirket tarafından davalılardan...Detay İnşaat Ltd. Şti'den satın
alındığını ayrıca boruların diğer davalı ... Şirketi tarafından 01.10.2003
tarih 0001-1310-000 64 709 numaralı ürün sorumluluk sigortası ile sigorta
edildiğini, müvekkilince inşası tamamlanarak alıcılara teslimi yapılan bağımsız
bölümlerde sistem kullanılmaya başlar başlamaz ısıtma borularının patladığını
ve borularda akıntı ve sızıntılar oluştuğunu, bu haliyle yerden ısıtma
sisteminin kullanılamaz olduğunun anlaşıldığını, teslimi yapılan her bağımsız
bölümde aynı durum ortaya çıkınca olayın münferit bir olay olmayıp, üretilen ve
sitenin yerden ısıtma sisteminde kullanılan ürünlerde bir hasarlar serisiyle
karşılaşıldığının anlaşıldığını, gerek üretici firmanın laboratuarında gerek...
Teknik Üniversitesi'ne gönderilen numunelerde gerekse başka firmalara
gönderilen numunelerde kullanılan ...marka PE-XB yerden ısıtma borularının
çapraz bağ oranlarının testinin yapıldığını ve TS 10762 ile ifade edilen
standartta en az %65 oranında çapraz bağ olması gerekirken bu oranın düşük
olması nedeniyle boruların kullanılmaya başlandığında ısınmaya bağlı olarak
patladığının anlaşıldığını, müvekkilinin dava tarihine kadar uğradığı zararın
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 880.783,05 TL olduğunu ileri
sürerek, bu tutarın ve 13.045,00 TL’nin davalılara ihbar tarihinden itibaren
reeskont faizi ile birlikte ayrıca müvekkilinin sitenin yerden ısıtma
sisteminin tamamını yenileyeceği ve kullanım kayıpları da dikkate alınarak
6.076.505,30 TL'nin şimdilik 5.000 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsiline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı
...Teknik Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin plastik boru imalatçısı olduğunu,
davacının dayanağı ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/41 D.İş dosyasında
alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, davacı yanın iddiasının aksine
meydana gelen hasarın üretim hatasından kaynaklandığı ve bu hususta taraflar
arasında ihtilaf bulunmadığının doğru olmadığını, her tür basınca göre boru
üreten müvekkilinin üretilen boruların fiilen uygulamasını yapmadığını, hatalı
boru seçimi veya hatalı uygulama yahut başka dış etkenlerden kaynaklanan bir
nedenden dolayı müvekkilinin sorumlu olamayacağını, müvekkili firmanın boru
üreticisi olup, satışlarının yerinde satış şeklinde olduğunu Borçlar Kanunu'nda
satım akdini düzenleyen genel kurallara göre satıştan sonra muhafaza ve hasar
sorumluluğunun alıcıya ait olduğunu, davacı şirketin şikayetleri üzerine
yerinde inceleme yapılarak numunelerin laboratuarda teste tabi tutulduğunu,
davacı yanın var olduğunu iddia ettiği sorunların adedinin davacı talebinin
onda birini dahi bulmadığını belirterek açılan davanın reddine karar
verilmesini savunmuştur.
Davalı Mirioğlulları Detay Teknik Ltd. Şti.
vekili, olay nedeniyle davacının müvekkiline herhangi bir başvurusu olmadığı
gibi kendilerine ihbar da yapılmadığını, davacı tarafça kendilerine kusur
atfedilmediğini, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet yönünden
reddinin gerektiğini, davalı ...A.Ş'nin davacıya yaptığı ürün satışını
...A.Ş'nin distribütörü olan müvekkili şirket üzerinden yaptığını,
distribütörlüğün gerektirdiği tüm yükümlülüklerin davacı ve davalı firmaya
karşı yerine getirildiğini, müvekkilinin dava konusu olayda ve ortaya çıkan
hasarda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ile
davacı arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkilinin sözleşme konusu alanda
malzemesiz, işçilik ve uygulama yaptığını, malzemelerin davacı tarafından temin
edildiğini, davacının belirlediği proje doğrultusunda ve davacı şirkete ait
mekanik tesisat proje ve uygulama biriminin gözetiminde işçilik ve uygulama
yapıldığını, davacı tarafından hakediş raporlarının düzenlendiğini, bunun da
müvekkili tarafından işin eksiksiz ve zamanında yapıldığının göstergesi
olduğunu, davaya konu hasarın davalı ...A.Ş. tarafından üretilen borulardaki
üretim hatasından kaynaklanmakta olup, müvekkilinin bir kusuru olmadığını
belirterek müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini
savunmuştur.
Davalı
... şirketi vekili, dava konusu ısıtma borularının davacıya Aralık 2002 ila
Mart 2003 ayları arasında teslim edildiğini, davacının ise davasını 05.08.2005
tarihinde açtığını, gerek TTK.25/4 gerekse BK.60. maddeleri uyarınca davanın
zamanaşımına uğradığını, davacının oluştuğunu iddia ettiği hasarın teminat dışı
kaldığını, müvekkili sigorta şirketi ile davalılardan ...A.Ş.arasında imzalanan
01.10.2003 tarihli poliçede her iki tarafın ortak rıza ve iradesi ile '' ürün
mali mesuliyet klozu'' başlıklı bir kloz konularak klozun 9.maddesi ile
tarafların poliçe başlangıç tarihinden önce sigortalının kontrolünden çıkmış
ürünlerden doğan sorumlulukların sigorta teminatı dışında tutulmasına karar
verildiğini, sigorta poliçe başlangıç tarihinin 01.10.2003 tarihi olması, dava
konusu boruların poliçe başlangıç tarihinden çok önce davacıya teslim edilmiş
olması karşısında iddia edilen hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, bu
nedenle hasar tazmin talebinin reddedildiğini, eğer bir zarar söz konusu ise bu
zararın oluşumuna ve artışına davacının bizzat kendisinin sebebiyet vermesi
nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, gerek dava dilekçesinde gerekse
müvekkili şirkete yapılan ayıp ihbarında dava konusu ısıtma borularının
muayenesinin yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise kim tarafından yapıldığı
hususlarında açıklayıcı bilgi bulunmadığını, muayene yükümlülüğünün davacı ya
da davalı ...şirketinden hangisine ait olduğunun dosyada belli olmadığını,
davacı yanın muayene külfetini yerine getirmediği gibi boruları daireye döşeyip
zemin kaplamalarını yaparak inşaatı tamamlayıp alıcılara teslim ettiğini,
bundan sonrasında ortaya çıkan şikayetler nedeniyle yaptıklarını kırarak
boruları değiştirip yeniden inşaatı tamamladığını, basiretli bir işadamı gibi
hareket etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, zararın meydana gelmesine ve
artmasına bizzat kendi kusuruyla yol açtığını, bu nedenle BK.44.maddesi hükmü
gereği hiçbir hak ve talepte bulunamayacağını, bulunsa dahi aynı madde icabı
ağır ihmal ve kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini,
davacının dolaylı zararlarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davalı
...şirketinin de poliçeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle
oluşan zararın poliçe kapsamında olmadığını, henüz doğmamış zararlar için
tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının uğradığı gerçek zararın
da tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini
savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının
inşa ettiği ...'s sitesinin 192 adet recidence daire ve 126 adet villadan
oluşan bağımsız bölümlerinin yerden ısıtma sistemlerine ait boru tesisatını
...A.Ş. tarafından üretilen ... yerden ısıtma borularını kullanmak suretiyle
döşediği ve üzerinin kaplamasının yapıldığı, ...A.Ş. tarafından üretilen
boruların yine davalı ... Teknik Ltd.Şti.den davacı tarafça satın alındığı,
davaya konu yerden ısıtma sisteminin döşeme işinin de bu firma tarafından
yapıldığı, söz konusu boruların davalı ... şirketi tarafından 01.10.2003
tarihli ürün sorumluluk sigortası ile sigorta edildiği, alınan bilirkişi
raporları ile davalılardan ...A.Ş. tarafından üretilen ve dava konusu olan
boruların laboratuar ortamında yapılan ölçümleri neticesinde gizli ayıplı
olduğu, teknik ve kalite bakımından kusurlu bulunduğu, davalı ...A.Ş'nin de
boruları test ettiği ve bir kısmının standartlarda belirtilen ÇBD değerini
sağlamadığının tespit ederek ilgili raporu dosyaya sunduğu, bu şekilde
davalının da boruların bir kısmının kalite dışı olduğunu kabul ettiği, yerden
ısıtma amacıyla satın alınan davaya konu boruların tesisat tekniği açısından
hatalı ve yanlış bir seçim olmadığı, sistemin yeniden tesisat yapılmak
suretiyle çalışır duruma getirilmesinin her bakımdan gerekli olduğu, davacının
dosyada belgelendirdiği ve uygulama yaptığını bildirdiği 172 adet daire için
yapmak zorunda kaldığı ve talep ettiği (kira kaybı hariç) 880.783,00 TL
harcamanın yeterli ve geçerli miktarda olduğu, davacı ile davalılardan ...
arasında yapılan mekanik işler şartnamesinin test işlemleri bölümünde yapılacak
testler arasında basınç testinin de yer aldığı ve bu testlerin zamanında
yapıldığına dair raporların dosya içerisinde mevcut olduğu, hasarın oluşmasında
veya artmasında davacının müterafık kusurunun bulunmadığı, davalılar ...A.Ş.ile
sigorta firması arasında düzenlenen ürün sorumluluk sigorta poliçesinin
01.10.2003 – 01.10.2004 tarihleri arasında meydana gelen olaylar için geçerli
olup, poliçenin ürün mali mesuliyet klozu 9.maddesi ile poliçe başlangıç
tarihinden önce sigortalının elinden çıkmış ürünlerden doğan sorumlulukların
istisna olarak belirlendiği, bu kapsamda yapılan inceleme ile davacıya yerden
ısıtma sisteminde kullanılmak üzere satılan boruların teslim tarihlerinin bir
kısmının poliçe dönemi öncesine, bir kısmının ise poliçe dönemine girdiği,
bilirkişi heyetinin 04.10.2010 tarihli raporunda davacıya teslimi yapılan
borulara ilişkin fatura içeriklerine göre sigorta dönemi içinde davacıya
teslimi yapılan faturaların belirlendiği ve 13 adet fatura karşılığı 178.400
m/tül borunun davacıya satışının gerçekleştirildiği saptanarak yine alınan
09.05.2011 tarihli rapor ile davalı sigortanın gerek dava gerekse birleşen dava
yönünden sigorta dönemi itibariyle sorumlu olabileceği tutarların belirlendiği,
davalılardan ...A.Ş.nin imalatçı sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti.
Bakımından ise davacının yerden ısıtma sisteminin uygulanmasına yönelik
herhangi bir talebinin olmadığı, bu davalıya karşı satış yükümleri uyarınca
talepte bulundukları beyanı karşısında satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri
uyarınca dava konusu borulardaki ayıbın gizli ayıp olup, borular bakımından
garanti süresinin 50 yıl olduğu, dolayısıyla muayene ve ihbar yükümlülüğünü
yerine getiren alıcının ayıba karşı tekeffülden doğan seçimlik hakkını
kullanabileceği ancak davacının bu davalıya karşı yasanın aradığı şekilde ihbar
yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösteren herhangi bir belge bulunmadığı, bu
nedenle davacının bu davalıya karşı satım akdi nedeniyle ayıba karşı tekeffül
hükümlerinden yararlanamayacağı, davalı ...A.Ş. ile yine davalı ... şirketi
arasındaki poliçe hükümleri nazara alındığında da boruların teslim tarihleri
itibariyle sigortanın teminatı içinde kalan tutarın belirlendiği, davalı
...'nın zamanaşımı savunması, imalatçının sorumluluğunun haksız fiil
sorumluluğu olup, BK. 60. Maddesi hükmü gereğince zarar ve failin öğrenildiği
tarihten itibaren sürenin başlayacağı gözetildiğinde reddedilmesinin gerektiği
gerekçesiyle asıl davada, davacının 880.783,05 TL tazminat talebinin kabulü ile
davalı sigortanın bu tutarın 452.282,10 TL sinden sorumlu olması kaydıyla
davalılar ...Teknik A.Ş. ile davalı ...Ş.’den müteselsilen tahsiline bu tutara
dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, davalı ... Ltd. Şti'ye
yönelik davanın reddine, atiye bırakılan kısma yönelik esas hakkında karar
verilmesine yer olmadığına, birleşen davada 13.045,00 TL tazminat talebinin
kabulü ile davalı sigortanın bu tutarın 6.698,61 TL sinden sorumlu olması
kaydıyla davalılar ...Teknik A.Ş. ile davalı ...Ş’den müteselsilen tahsiline,
davalıların sorumlu oldukları tutarlara birleşen dava tarihinden itibaren
reeskont faizi yürütülmesine, diğer davalı hakkındaki davanın reddine dair
tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ... şirketi vekilinin temyizi
üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili,
karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici
sebeplere göre, davacı vekili ile davalı ... şirketi vekilinin HUMK’nın 440.
maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin
reddi gerekir.” denilmektedir. (Y.
11.HD. Esas no: 2014/9179, Karar No: 2014/19897, Karar Tarihi: 16.12.2014).


