NİŞANIN BOZULMASI SEBEBİYLE HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ

NİŞANIN BOZULMASI SEBEBİYLE HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ

Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ


 Nişan bozulması sebebiyle nişan hediyelerinin iadesi meselesi Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu madde 122 ile getirilen düzenlemede “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.” denilmektedir. 


Hediyelerin geri istenebilmesi için öncelikle nişanlılığın evlilik dışında bir sebeple sona ermesi gerekmektedir. Evlilik dışındaki sebepler nişanın bozulması ve ölümdür. Evlilik dışında bir sebeple sona eren nişanlılık halinden sonra nişanlılara verilen hediyeler geri istenebilir. Bu kapsamdaki hediyeler; nişanlıların birbirine vermiş oldukları hediyeler ve anne, baba veya onlar gibi davranan kişilerin diğer nişanlıya verdiği hediyelerdir. Verilen bu hediyelerin talep edilebilmesi için alışılmışın dışında yani daha pahalı ve farklı hediyeler olmalıdır.


Nişanlılık sebebiyle verilen hediye, olağan bir hediye ise geri istenemez. Olağan bir hediyenin söz konusu olabilmesi için, hediyenin örf ve adete göre verilmesi ve de maddi değerinin günün koşullarına göre fahiş olmamasını gerektirir.


 Hediyenin geri verilmesi davası açılabilmesi için hediyenin alışılmışın dışında olması gerekir. Hangi hediyelerin alışılmışın dışı sayılacağı, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, bölgesel örf ve adetlere göre belirlenir. Hediyenin değerinin çok yüksek olması onun alışılmışın dışı hediye olduğu yolunda karine teşkil eder. Ancak burada önemli olan tarafların koşullarıdır.


Ayrıca belirtmek gerekir ki; verilen hediyelerin nişanın bozulmasıyla talep edilemeyecek olduğu durumlarda mevcuttur. Nişanlıların veya ailelerin, diğer nişanlının ailesine verdiği hediyeler nişanın bozulması sonucunda hediyelerin iadesi talebine girmemektedir. Verilen bu hediyeler nişanın bozulması nedeniyle değil sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebilir.  


Kanuna göre hediyeler aynı şekilde veya aynı şekilde verilemiyorsa hediyenin maddi değeri ölçüsünde geri verilmelidir. İade edilmezse sebepsiz zenginleşme çerçevesinde hediyenin iadesinin talep edilebileceğini kanun öngörmüştür. Taraflardan birinin hediyeleri vermeyi reddetmesi durumunda nişandan önce verilen hediyelerin iadesi davası açılabilir. Bu dava ile hediyelerin iadesi sağlanacaktır.


Nişan hediyelerinin iadesine karar verilebilmesi için kusur şartı aranmaz. 


Hediyelerin geri verilmesi davasını ise ancak; hediyeleri veren nişanlı, nişanlının anne ve babası, nişanlının anne ve babası gibi davranan kişiler tarafından açılabilecektir. Dolayısıyla üçüncü kişilerin nişanlılara, nişanlı yakınlarının birbirlerine verdikleri hediyeleri TMK m.122 hükmüne göre geri istemesi mümkün değildir. 



İlgili Yargıtay Kararları 


Nişanın Bozulması

Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre, “Dava; nişan bozulması nedeniyle, nişanda takıldığı iddia olunan ziynetlerin, davalı taraftan aynen, bunun mümkün olmaması nakden tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak nişan, evlenme dışında bir nedenden dolayı sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. ( TMK m.122 )

Hediyelerin geri istenebilmesi için alışılmışın dışında hediyelerden olması gerekir. Alışılmış ( mutad ) hediyelerden kasıt; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyaların iadesine karar verilemez. Nişan dolayısıyla verilen hediye, olağan bir hediye ise geri istenemez. Nişanın bozulması nedeniyle mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle nişanın bozulması nedeniyle nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları ziynet eşyaları verenler tarafından geri istenebilir.

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delille de ispat edilebilir.

Diğer taraftan, TMK'nın 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; davacının, nişanın bozulması nedeniyle, nişanda hediye ettiği altınların iadesini talep etttiği, davalı tarafın, takılan altınların sahte olduğunu savunduğu görülmüştür.

Bu bağlamda; nişanda takılan altınların sahte olduğunu, bunu iddia eden davalı taraf ispatla yükümlüdür.

Hal böyle olunca mahkemece, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu ispat yükü ters çevrilerek, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus hükmün bozulması gerekmiştir. .” denilmektedir. (Y. 3.HD. Esas no: 2015/3347, Karar No: 2015/8639, Karar Tarihi: 14.05.2015). 


Nişan Hediyelerinin İadesi İstemi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre, “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.06.2009 tarih, 2009/3-174 E., 2009/235 K. sayılı ilamında; "…davacı ile davalı nişanlandıktan sonra düğün yaparak gayri resmi şekilde bir araya gelmişler ve uzun süre birlikte yaşamışlardır. Bu durumda nişandan ve yasal olarak korunması gereken bir birliktelikten söz edilmesi mümkün değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiil olarak nitelendirip buna göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda davanın dayanağı haksız fiil olup, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklara genel mahkemede bakılması gerektiğine göre; Yerel Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." şeklindeki karar ile bu husus açıklanmıştır.

Somut olayda;mahkemece, her ne kadar gerekçeli kararda asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı yazılmamış ise de tensip tutanağının 8 numaralı bendinde "davaya aile mahkemesi sıfati ile bakılmasına" karar verilmiş, bu ara karardan dönülmemiş, dava mahkemece "nişanın bozulması sebebiyle tazminat ve hediyelerin geri verilmesi" olarak nitelendirilmiş ve davanın esası hakkında karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında nişan ve imam nikahı yapıldığını, resmi nikah olmaksızın yapılan düğün sonrası davalı ve ailesi ile beraber yaşadıklarını, davacının resmi nikah teklifine rağmen davalının resmi nikah yapmadığını, belirterek düğünde takılan ziynet eşyalarını, mehir senedinde yazılan eşyaların iadesini, çeyiz eşyalarının bedelini ve maddi tazminat ile manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Bu doğrultuda davalı tarafın savunmalarında da bu husus doğrulanmakla tarafların nişandan sonra düğün yaparak gayri resmi şekilde uzun süre bir arada yaşadıkları anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında somut durumda nişanlılığa dair aile hukuku kapsamında korunacak bir birliktelik söz konusu olmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlık da haksız fiil olarak nitelendirileceğinden, taraflar arasındaki ilişkinin aile hukuku prensiplerine göre değil, borçlar hukuku kurallarına ve özellikle de haksız fiile dair hükümlere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

O halde; temyizen incelenmesi talep edilen eldeki davada talep, nişana dayalı tazminat talebi olmayıp, uyuşmazlık çözümünün haksız fiile dair olduğu gözetilerek, bu çerçevede değerlendirme yapılması ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılması gerekmektedir.” denilmektedir. ( 3.HD. Esas no: 2017/1159, Karar No: 2018/11427, Karar Tarihi: 13.11.2018). 


Kaynakça

Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016 

Kılıçoğlu, A.:  Aile Hukuku, Ankara, 2022. 

Gençcan, Ö.: Aile Hukuku, Ankara 2011. 

Öztan, B.: Medeni Hukukun Temel Kavramları, Ankara 2019. 

Yargıtay Kararları. 


+905356309610