KIDEM TAZMİNATINDA İŞVEREN AÇISINDAN SIK KARŞILAŞILAN HATALAR
Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ
KIDEM TAZMİNATINDA İŞVEREN AÇISINDAN SIK KARŞILAŞILAN HATALAR
4857 Sayılı İş Kanunu’nda işçinin çalışması ve emeğinin karşılığı olarak işverenden talep edebileceği ücret, tazminat vb. şeklindeki parasal değerlere işçilik alacakları denilmektedir. Kıdem tazminatı da feshe bağlı işçilik alacaklarından birisidir ve bu tazminata hak kazanabilmek için gerekli şartların oluşması gerekir.
Kıdem tazminatı; işçinin, iş akdinin haklı nedene dayanmaksızın ya da geçerli nedenle fesih durumunda her kıdem yılı karşılığı ortalama otuz günlük brüt ücrete karşılık gelecek şekilde hak kazandığı bir tazminat türüdür. İşçinin iş yerinde çalıştığı sürede yıpranması ve işverenine sadakatinin bir sonucu olarak işçiye verilen bir tazminattır.
Kıdem tazminatı ödenmesi için öncelikle, bir iş sözleşmesinin varlığı gerekmektedir. Bir ücret karşılığı işverenin yönetim yetkisi içerisinde hizmet sözleşmesine bağlı olarak iş görme ödevini yerinme getiren kişiyi geniş anlamda işçi olarak değerlendirmek mümkündür. Ancak bu şekilde çalışan herkes işçi statüsünde sayılıp kıdem tazminatından yararlanamaz. Kıdem tazminatından yararlanmak için öncelikle İş Kanunu’na tabi olmak gerekir.
Feshe bağlı işçilik alacaklarından kıdem tazminatı talebine yönelik işveren açısından sık karşılaşılan hatalar şu şekildedir:
→ Arabuluculuğa başvurulduğunda haklı-haksız feshin ve çıkabilecek tazminatın bilinmemesi
→ Asıl işveren açısından alt işveren kayıtlarından birer suret bulundurulmaması, davanın süresinde ihbar edilmemesi
→ Gerçeğe aykırı, çelişkili kayıtlar bulunması
→ İhbar talebinde bulunulmasına rağmen ihbar dilekçesi ve ihbar edilecek şirket adreslerinin eklenmemesi
→ İsticvap edilmemesi
→ İşçi çalışma sürelerini bilen tanık gösterilmemesi
→İşçi çıkış bildirimlerinin süresinde yapılmaması
→ İtirazlarında açık hesap hatalarının somut bildirilmemesi
→ Kayıtların düzenli tutulmaması ve sunulmaması
→ Puantaj, giriş-çıkış kaydı sunulmaması
→ Rapora süresinde itiraz edilmemesi
→ SGK çıkış kodunun fesih sebebine uygun düzenlenmemesi
→ Süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmaması
→ Şahsi sicil dosyası ve bordroların sunulmaması
→ Temyiz dilekçelerinde açık bozma sebeplerinin ortaya konulmaması
→ Tutanak tanıklarının şahit olarak gösterilememesi
→ Zamanında delillerin sunulmaması
Kaynakça:
Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016
Ocak, U.: Feshe Bağlı İşçilik Alacakları, Gaziantep, 2018.
Süzek, S.: İş Hukuku, İstanbul 2017.
Sümer, H.: İş Hukuku Uygulamaları, Ankara, 2019.
Yargıtay Kararları.

