İŞÇİNİN ÜCRETİNİN ÖDENMEMESİ veya EKSİK ÖDENMESİ NEDENİYLE İŞTEN AYRILMASI
Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ
İşçi ücretinin tam ve zamanında ödenmemesi hali kanunda haklı fesih sebepleri arasında sayılmıştır. Ücretin tam olarak ödenmesi asıldır. İşveren işçinin ücretini eksik ödeyemeyeceği gibi yazılı muvafakat olmadıkça ücretinden kesinti de yapamayacaktır.
Ödenmeyen ücretin az veya çok olmasının, miktarının bir önemi yoktur. Ücretin ödenmemesi haklı fesih imkanı verir. Ayrıca yirmi gün içerisinde ücretin ödenmemesi halinde işçinin iş görme ediminden kaçınma hakkı da vardır. Ücret, geniş anlamda ücret olup ikramiye, prim, yakacak yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkanı mevcuttur.
Ücret alacağı zamanaşımına uğramış olsa bile zamanaşımı alacağının talep edilmesine engel olsa da haklı fesih sebebini ortadan kaldırmayacaktır. Alacağın zamanaşımı defi ileri sürülmesi nedeniyle hüküm altına alınmaması kıdem tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Başka bir deyişle, alacak zamanaşımına uğrasa dahi ödenmemiş olması işçiye haklı fesih imkanı verecektir. Gerçekte alınan ücret daha fazla iken sigortaya daha düşük ücret üzerinden bildirilmesi de haklı fesih sebepleri arasında yer almaktadır.
Yasada sayılan fesih hakkı işçiye aittir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, işçinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği tarihten başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. İşçinin ücretinin ödenmemesi halinde yirmi gün geçmişse işçinin sözleşmeyi feshetmek yerine çalışmaktan kaçınma hakkı vardır.
İşçi, kendi ayrılsa da kıdem tazminatına hak kazanacaktır. İhbar tazminatına ise hak kazanmayacaktır. Feshe bağlı haklardan tüm çalışma süresince kullanılmayan yıllık izin süresine göre hesaplanacak yıllık izin alacağına hak kazanılacaktır. Ödenmeyen alacaklar var ise feshe bağlı olmasa da talep edilmelidir. Zamanaşımı, kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı için 10 yıl; ücret alacakları için ise 5 yıl olacaktır.
İlgili Yargıtay Kararları
İşçinin Ücretinin Süresinde Ödenmesi Gerektiği
Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre, “Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm ve davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Somut olayda, davacının 516,74 TL. fazla mesai alacağının çıktığı, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre işverenin, işçinin alacaklarını mevzuata göre tam olarak hesaplayarak ödemekle yükümlü olduğu, bu nedenle fazla mesai ücreti alacağının ödenmeyen kısmının az olduğu gerekçesi ile davacının feshinin haklı olmadığı gerekçesi ile davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır. Davacının az miktarda da olsa fazla mesai ücreti alacağı çıktığına göre, fazla mesai ücretinin ödenmemesine dayanan feshi haklı olup kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” denilmektedir. (Y. 9.HD. Esas no: 2012/6382, Karar No: 2014/10836, Karar Tarihi: 01.04.2014).
Ücret Gerçek Miktarda Ödense de Sigorta Priminin Asgari Ücretten Bildirilmesi Haklı Fesih İmkanı Verir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre, “Davacı davalıya ait işyerinde çalışırken asgari ücretin üzerinde maaş almasına rağmen işverence sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, talebine rağmen gerçeğe uygun düzenleme yapılmadığını, bu sebeple iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı istemiş, davalı ise davacının, işi kendi istemi ile bıraktığını, iddiasının aksine asgari ücret ile çalıştığını, savunmuştur. Mahkemece, davacının iş sözleşmesini işi terk ederek kendisinin fesh ettiği gerekçesi ile kıdem tazminatı talebi red edilmiş ise de, bu kabul dosya kapsamına uygun değildir.
Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasına ve tanık beyanına göre davacı konumundaki bir işçinin asgari ücretle çalışmayacağı belirlenmiş olup, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması 4857 Sayılı Kanun'un 24 II-e hükmü gereği işçiye iş sözleşmesini haklı sebeple fesih imkanı verir. Bu sebeple davacının kıdem tazminatı isteminin kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile reddi bozmayı gerektirmiştir.” denilmektedir. (Y. 9.HD. Esas no: 2014/36293, Karar No: 2015/52, Karar Tarihi: 12.01.2015).
İşçinin Ücretine Zam Talebinin Kabul Edilmemesi İşçi Açısından Haklı Fesih Nedeni Değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre, “Davacının iş sözleşmesinin kimin tarafından ve ne şekilde feshedildiği taraflar arasında ihtilaflıdır. Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile taraf tanıklarının beyanlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının ücretine zam yapılmasını talep ettiği, bu talebin davalı işveren tarafından kabul görmemesi nedeni ile işyerini terketmek sureti ile iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre işçinin ücretine zam yapılmasını talep etmesi ve bu talebin kabul edilmemesi halinde iş sözleşmesini feshi işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturmamaktadır. Bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bazmayı gerektirmiştir.” denilmektedir. (Y. 9.HD. Esas no: 2011/7901, Karar No: 2011/14055, Karar Tarihi: 10.05.2011).
Haklı Fesih için Ücret Alacağının Ödeme Zamanı Gelmiş Olmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre, “İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir ( Yargıtay 9.HD. 18.1.2010 gün, 2008/14546 E, 2010/193 K. ).
Somut olayda, davacı tarafça Noterden 07.02.2011 tarihinde keşide olunan ihtarnamede 2011 yılı Ocak ayı maaşı eksik ödendiği için İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği belirtilmekte ise de, anılan sözleşmeye göre ücretin ödenme zamanı takip eden ayın 10.günü olup davacının fesih tarihi dikkate alındığında bu hususun davacıya haklı fesih imkanı vermediği, yapılan feshin haksız olduğu anlaşılmakla davacının kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmektedir. (Y. 9.HD. Esas no: 2012/16250, Karar No: 2014/19042, Karar Tarihi: 11.06.2014).
Kaynakça:
Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016
Ocak, U.: Feshe Bağlı İşçilik Alacakları, Gaziantep, 2018.
Süzek, S.: İş Hukuku, İstanbul 2017.
Sümer, H.: İş Hukuku Uygulamaları, Ankara, 2019.
Yargıtay Kararları.


