İŞ GÜVENLİĞİNİN TEHLİKEYE DÜŞÜRÜLMESİ NEDENİYLE İŞVERENİN İŞ AKDİNİ HAKLI FESHİ

İŞ GÜVENLİĞİNİN TEHLİKEYE DÜŞÜRÜLMESİ NEDENİYLE İŞVERENİN İŞ AKDİNİ HAKLI FESHİ

Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ


İşçinin görevini yaparken iş güvenliğine dikkat etmesi gerekir. İşçi işini sadakat ve özenle görmelidir. Kurallara uymaması sonucu işin güvenliği tehlikeye girerse sözleşme işveren tarafından haklı olarak feshedilebilir. Örneğin, şoför olan işçinin emniyet kemeri takmaması, uyarılara rağmen inşaat işçisinin baret kullanmaması, yanıcı ve patlayıcı madde imal edilen işyerinde sigara içilmesi halleri gösterilebilir. 


İşin güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi yapılan işin niteliğine göre farklılık gösterebilir. Eylem kasten yapılabileceği gibi özensizlik sonucunu da gerçekleştirilebilir. 


4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25.maddesinde işçinin isteği ile ya da işini ihmal etmesi sonucu işyerindeki işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi hali, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. İş güvenliği hükümleri, işçi sağlığı ve güvenliğini korumaya yönelik titizlikle uyulması gereken kurallardır. Bu konuda işverenin alması gereken tedbirlerin yanında işçinin de yükümlülükleri vardır. İşçinin kasıtlı bir davranışı ya da görevinde ihmali davranışı sonucu işin güvenliği yönünden bir tehlike meydana gelmesi durumunda, işveren açısından derhal “haklı nedenle fesih hakkı” ortaya çıkacaktır. 


İşçinin bu konuda uyarılması veya hatırlatmada bulunulmasına gerek olmadığı gibi belirli bir zararın oluşmasına da gerek yoktur. Kanunun ilgili maddesinde aynı bentte belirtilen otuz günlük ücretin tutarıyla karşılanamayacak bir zarar vermesi, işin güvenliğini tehlikeye düşürmekten bağımsız bir fesih nedenidir. 


Kanundan doğan fesih hakkı işverene aittir. Fesih nedeni olan eylemin ortaya çıkmasından itibaren altı iş günü içerisinde fesih hakkı kullanılmalıdır. Fesih süresi, feshe yetkili makama bildirilmeden itibaren başlar. Altı iş günlük sürenin geçirilmesi halinde yapılacak fesih haksız fesih olacaktır. 


İşveren, sözleşmeyi haklı feshetmişse, işçi kıdem tazminatına hak kazanmaz. İşveren, kanundan kaynaklı feshin haklı olduğunu ispat yükü işveren üzerindedir. İşveren sözleşmenin feshini gerektiren fesih nedenlerinin bulunduğunu ve bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispatlamalıdır. 


İşveren sözleşmeyi haklı feshetmiş olacağından işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gibi işveren de bu tazminatı isteyemeyecektir. Feshe bağlı haklardan tüm çalışma süresi boyunca kullanılmayan yıllık izin süresine göre hesaplanacak yıllık izin alacağına hak kazanılır. Ödenmeyen alacaklar var ise feshe bağlı olmasa da talep edilmelidir. 



İlgili Yargıtay Kararları 


Verilen Eğitimlere Rağmen Şoförün Emniyet Kemeri Takmadığı Anlaşılmakla İşveren Feshi Haklıdır. 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre, “İş sağlığı ve güvenliğinin temini açısından işverenler gerekli her türlü önlemi alarak araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmakla, işçiler ise alınan önlemlere uymakla yükümlü tutulmuşlardır. Bu yükümlülükler işverenler açısından işçilere gerekli eğitimlerin verilmesini, işçiler açısından ise söz konusu eğitimlere katılarak eğitimlerin gereğinin yapılmasını da kapsamaktadır. Bu noktada iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında, işçilerin korunmaları gerekli pasif süjeler olmaktan çıkarılarak kendileriyle işbirliği yapılan aktif elemanlar konumuna getirilmeleri önem arz etmektedir ( Mollamahmutoğlu M./Astarlı M., İş Hukuku, 4. Bası, Ankara, 2011, s. 1196 ). İş sağlığı ve güveliğine ilişkin kurallara uymakla yükümlü tutulan işçilerin bu kurallara uymamasının en önemli hukuki yaptırımı ise işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshidir. Bu bağlamda İş K. m. 25/II-h bendi uyarınca uyarıya rağmen işçinin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallara uymaması ve İş K. m. 25/II-i bendi uyarınca işçinin kusuruyla iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi işveren açısından iş sözleşmesinin feshinde haklı neden oluşturmaktadır.

Somut olayda, şoför olarak çalışan davacı işçiye davalı işveren tarafından iş güvenliği eğitimi kapsamında; emniyet ve kaza önleme tedbirleri, sürüş teknikleri, emniyet kemeri takma zorunluluğu ve önemi ile ilk yardım konularında yazılı ve uygulamalı eğitimler verildiği anlaşılmaktadır. Feshe konu olan olayda davacının emniyet kemeri takmadan araç kullandığı tespit edilmiş ve davacı yazılı olarak uyarılmak istenmiş, ancak davacı uyarıyı imzalamaktan ve almaktan imtina etmiştir. Bu nedenle davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesi İş Kanununun 25/II-h-i maddesi uyarınca derhal sona erdirilmiştir. Davacı, Karayolları Trafik Kanunu'nda emredici olarak düzenlenen emniyet kemeri takma zorunluluğuna aykırı hareket etmiştir. Bu davranış aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallara da aykırılık teşkil etmektedir. Davacının, işyerinde şoför olarak çalışması da dikkate alındığında emniyet kemeri takmadan araç kullanması ağır kusur teşkil ettiği gibi objektif olarak iş güvenliğini de tehlikeye düşürecek niteliktedir. Bu nedenle davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken söz konusu taleplerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmektedir. (Y. 9.HD. Esas no: 2009/37034, Karar No: 2011/47935, Karar Tarihi: 12.12.2011). 


Çelik Ayakkabıyı Uyarılara Rağmen Giymeyerek İşin Güvenliği Tehlikeye Düşürüldüğünden İşveren Feshi Haklıdır. 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre, “Dosyada uyuşmazlık işveren tarafından iş güvenliği kapsamında verilen ve giyilmesi istenilen çelik uçlu ayakkabıyı giymemekte ısrar eden davacı işçinin iş akdinin feshinin haklı nedene dayanıp, dayanmadığı noktasındadır. Hizmet akdinin oluştuğu andan itibaren, işveren özen borcu kapsamında işçiyi her türlü tehlikeden korumak, işçide, sadakat borcu kapsamında kendisini, işvereni, iş yerini ve işyerinde çalışan diğer işçileri korumak, tehlikeye düşmelerini önleyecek şekilde davranmak zorundadır.

Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 417/II. maddesi uyarınca " işveren iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli har türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. "

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu' nun 4. maddesi uyarınca " işveren iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, aynı kanunun 19. maddesinde açıkça belirtildiği üzere;

"(1) Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür.

(2) Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır:

a-) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek.

b-) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak.

c-) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek.

ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.

d-) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak." zorundadır.

İşçi iş güvenliğini tehlikeye düşürücü her türle davranıştan kaçınmak zorundadır.

4857 Sayılı Yasa' nın 25/II- ı maddesine göre " İşçinin kendi istemi veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, " işveren açısından haklı fesih sebebidir. Somut uyuşmazlık bu yasal düzenlemeler ve açıklamalara göre değerlendirildiğinde; Dosyadaki bilgi ve belgelerden taraf tanıklarının anlatımları, tutanaklar, disiplin kurulu kararından ağır ve tehlikeli işler yapılan davalı işyerinde işçilerin iş güvenliği gereği iş elbisesi ve özellikle ayaklarını korumak için çelik uçlu ayakkabıların giyilmesi gerektiği,

İşçiye işin ifası sırasında giyilmesi gereken çelik uçlu ayakkabının verildiği, ancak davacı işçinin çelik uçlu ayakkabıyı almamakta ısrar ettiği, İş yerinde davacı dışındaki işçilerin iş güvenliği açısıdan gerekli olan bu hususa riayet ettikleri, Davalı işveren tarafından ayakkabıyı almamakta ısrar eden davacıya "çelik uçlu ayakkabıyı giymeyi engelleyici sağlık sorunu var ise buna dair raporunu sunması" için süre verildiği, saptanmıştır. Davacı işçinin uyarılara rağmen her hangi bir sağlık raporu sunmadığı ve çelik uçlu ayakkabıyı almamakta ısrar ettiği, iş güvenliği için gerekli çelik uçlu ayakkabıyı ısrarla teslim almayan ve giymeyen davacının iş güvenliği kapsamında kendi can güvenliğini ve buna bağlı olarak iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, bu davranışında ısrarlı olduğu, " Kendi istemi veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşüren " davacının iş akdinin işveren tarafından 4857 Sayılı Yasa' nın 25/II- ı maddesine göre feshinin yasaya uygun olduğu, davacının davranışlarının temadi etmesi karşısında İş Kanunu' nun 26. maddesindeki altı iş günlük hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmektedir. (Y. 9.HD. Esas no: 2017/5618, Karar No: 2017/13712, Karar Tarihi: 20.09.2017). 



Kaynakça

Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016 

Ocak, U.:  Feshe Bağlı İşçilik Alacakları, Gaziantep, 2018. 

Süzek, S.: İş Hukuku, İstanbul 2017. 

Sümer, H.: İş Hukuku Uygulamaları, Ankara, 2019. 

Yargıtay Kararları. 


+905356309610