İCRADA ALACAKLININ ARAŞTIRMA YETKİSİ ve KVKK

İCRADA ALACAKLININ ARAŞTIRMA YETKİSİ ve KVKK

Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ

 

İcra hukukunun süjeleri; alacaklı, borçlu ve icra daireleridir. Alacaklı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağına kavuşamayan kimselerdir. Bu kimseler, icra organları vasıtasıyla alacağına kavuşmayı amaçlar. Alacaklının, alacağına kavuşmasında geçen süreçte, icra organları aracılığıyla, kanun çerçevesinde borçlunun bazı temel hakları sınırlandırılmaktadır.

 

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanunun (KVKK), “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde kişisel verinin, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olduğu ifade edilmiştir. Kimliğinin belirli olması deyiminden yalnızca bahsedilen kişinin tam adı kastedilmemektedir. Kimliğin belirlenebilir olduğu durumlarda da aynı sonuca ulaşılacaktır.

 

Tüzel kişilere bahsi geçen kanunda değinilmediğinden dolayı bu korumadan yararlanamayacaklardır. İlişkin olması durumu ise kanun kapsamında korunan gerçek kişi ile ilgili olması anlamını taşımaktadır. Her türlü bilgi kavramı ise kanun koyucunun bu korumayı ne denli geniş tuttuğu sonucunu açıkça ortaya koymaktadır. Bilginin gerçek ya da sahte olması, o bilginin kişisel veri olduğu durumunu değiştirmeyecektir.

 

Borcunu zamanında ifa etmeyen borçlu karşısında, alacağına kavuşmak isteyen alacaklı yasaların kendisine tanıdığı imkan dahilinde icra organları vasıtası ile alacağına kavuşma yollarına başvurmaktadır. Bunun en tipik örneğini ilamsız icralar oluşturmaktadır. Günümüz ticaret hayatında verilen borçların büyük bir kısmı hukuki bir belge, yani icra hukuku bağlamında takip dayanağı belge olmaksızın verilmektedir. Hal böyle olunca alacaklılar genellikle ilamsız takip yoluna başvurmaktadır.

 

Alacaklı, icra takip işlemlerine başlamadan önce borçlu adına kayıtlı haczi kabil malların bulunup bulunmadığını araştırmalıdır. Bu araştırmayı yaparken borçlunun da kimi kişisel verilerinin bu araştırmanın konusu içinde bulunmasından kaynaklı bir menfaat çatışması meydana gelmektedir. Şöyle ki; borçlunun diğer kimselerden alacağı bulunması durumunda bu sefer üçüncü kişilerin KVKK kapsamında kişisel verilerinden sayılan bilgilerine erişmesi durumu söz konusu olduğunda alacaklının araştırma yetkisi ve borçlunun kişisel verilerinin korunması arasındaki menfaat çatışması gündeme gelmektedir.

 

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen düzenleme ile de alacaklıya UYAP ve entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulama yetkisi verilmiştir. Ancak bahsi geçen maddenin devamında sorgulama sonucu elde edilen bilgilerin hukuka aykırı olarak paylaşılmasına engel getirilmiştir.

 

İcra takiplerinin borçluya tebliğ edilmesi ve kesinleşmesinin ardından alacaklı veya kendisini bir vekil ile temsil ediyorsa vekili borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulama yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında yaptığı araştırmalar ile elde edilen veriler borçlunun veya bazı durumlarda üçüncü kişilerin, kişisel nitelikte verileri olabilmektedir.

 

Alacaklı, icra takip işlemlerine başlamadan önce alacağa kavuşmak adına kimi zaman borçlunun telefon numarasını bulduğundan dolayı, takip prosedürü izlenmeden; uygulamada haricen tahsil olarak adlandırılan yolu tercih etmektedir. Genellikle bu yolun izlenmesinde kişisel veri ihlalleri gündeme gelmektedir.

 

Alacaklı vekili tarafından borçlunun kişisel verilerinin sorgulanmasının kaynağı 1136 sayılı Avukatlık Kanunundan gelmektedir. Kanunun 35/A maddesinde: ‘’avukatın dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler.’’ hükmü yer almaktadır. Avukatın müvekkilinin çıkarlarını korumakla yükümlü olduğu düşünüldüğünde henüz takibe başlamadan borçluyu uyarması KVKK ya aykırılık teşkil etmemelidir.

 

Alacaklı vekillerinin borçlunun yakınlarını araması veya borçtan haberdar etmesi durumunda olayın mahiyetine göre veri sorumlusu olarak nitelendirilen vekillerin hukuki sorumluluğu gündeme gelecektir. Alacaklı vekili, alacağa ulaşmak amacı ile borçlunun zilyetliğinde bulunmayan taşınır mallar ile alakalı olarak, madde 89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderdiği zaman, borçlu dışında üçüncü kişilerin kişisel verilerinin ele geçirilmesi söz konusu olacaktır. İcra daireleri vasıtasıyla üçüncü kişilere gönderilen haciz ihbarnamelerinin yasal dayanağını İcra İflas Kanunu olması nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan bu işlem hukuka uygun olacaktır.

 

Alacaklı ile vekalet ilişkisi bulunan avukatlar, müvekkillerinin menfaatlerini korumak ve icra hukuku alanında alacağına kavuşmasında yardımcı olmak konusunda faaliyet göstermektedir. Bu faaliyetin icra edilmesi sırasında, kanundan kaynaklanan yetkileri çerçevesinde borçlunun mal varlığı hakkında sorgulama yapmaktadırlar. Avukatın tek işinin bir müvekkilin icra takibi ile sınırlı olmamasından kaynaklı konu ile alakalı yaptığı araştırmaları akılda tutmak için not alma ihtiyacı doğmaktadır. Not alınan veri, kişisel veri niteliğinde olduğundan KVKK uygulama alanı bulmaktadır.

 

Avukatlık Kanunundan kaynaklanan yetki uyarınca; avukatın bizzat kendisi, stajyeri veya çalışanı icra dairelerine giderek borçlu hakkında sorgulama yapabilmektedir. Ancak vekaletname bulunmaması durumunda sorgu yapan kişiye fotokopi verilmemektedir. Kendisinin verilen bilgileri, not alması durumunda yine kişisel verinin kaydedilmesi söz konusu olmaktadır.

 

Avukatlık Kanunu’nun 46’ncı maddesi 2’inci fıkrasında düzenlenen “Avukat veya stajyer, vekaletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur.” hükmü ile kanundan dayanak aldığından dolayı veri ihlali niteliğinde değerlendirilmemektedir.

 

 

Kaynakça:

Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016

Baki, K.:  İcra İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013.

Kuru, B./Aydın, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku, İstanbul, 2021.

Uyar, T.: İcra İflas Kanunu Şerhi, 2009.

 

+905356309610