İCRA TAKİBİNDE İTİRAZIN KALDIRILMASI
İTİRAZIN KALDIRILMASI NEDİR?
Alacaklının ilamsız icra takibi üzerine borçlu İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen 7 günlük süre içerisinde itiraz edebilecektir. Bu itiraz üzerine alacaklı yetkili İcra Mahkemesi'nde itirazın kesin veya geçici kaldırılmasını talep edebilir. İtirazın kaldırılması davası genel mahkemede görülen itirazın iptali davasına göre daha hızlı sonuçlanır. Doktrinde yer alan bazı görüşlere göre itirazın kaldırılması bir dava değildir.
İtirazın kaldırılması iki şekilde olur. İlki itirazın kesin kaldırılması yoludur. Bu yolda itirazı borçlu borca yapılmalıdır. Alacaklının itirazın kesin kaldırılması yoluna gidebilmesi için elinde bazı belgeler olmalıdır (İİK68m). Diğer yolda itirazın geçici kaldırılması yoludur. Burada itiraz borca değil imzaya yapılmıştır. İtirazın geçici kaldırılması yoluna gidebilmek için İcra İflas Kanunu 68.maddede sayılan belgelere ihtiyaç yoktur.
Alacaklı İcra İflas Kanunu 68.maddede sayılan belgelere dayanması halinde ancak itirazın kesin kaldırılması yoluna gidebilir. İcra İflas Kanununun 68.maddesinde sayılan belgeler kısaca şunlardır:
1)İmzası ikrar edilmiş para borcuna ilişkin adi senet, bu senedin altında borçlunun imzasının bulunması gerekir, adi senedin borç ikrarını içermesi gerekir, borç ikrarı belli bir para borcu olmalıdır ve adi senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesi gerekir. Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2007/256 K. sayılı kararına göre fatura İcra İflas Kanunu 68.maddede sayılan yazılı mükerrer borç ikrarı gösterir belge niteliğinde değildir. Yine Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2006/13729 K. sayılı kararına göre Kambiyo senedi niteliği taşımayan belge adi havale niteliğindedir.
2)İmzası noterlikçe onaylanmış senet, burada bahsedilen senet onaylama biçiminde noter senetleridir.
3)Resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri belgeler, bu belgelerde borçlunun imzası bulunmadığından borçlunun imzasının ikrar veya onaylanmış olması şartı aranmaz. Borç ödemekten aciz vesikası veya kesin rehin açığı belgesi bu belgelere örnek olarak gösterilebilir.
4)Kredi kurumları ile ilgili belgeler,
5)Borçlunun resmi daireler veya memurlar huzurunda borç ikrarında bulunması, icra tutanakları, ihtiyati haciz tutanağında borçlu olduğunu ikrar etmişse, konkordato projesi veya komiserin tutanağı bu belgelere örnek gösterilebilir.
Bu 68. Maddede sayılan belgelerden biri alacaklının elinde varsa itirazın kesin kaldırılması yoluna gidebilir.
İcra mahkemesi itirazın kaldırılmasını sınırlı olarak inceler. İtirazın iptali davasındaki gibi kesin hüküm burada yoktur. İtirazın kaldırılması istemi süreye bağlanmıştır. Alacaklı itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde istemde bulunur. İstemezse süre geçtikten sonra aynı alacak için ilamsız takip yapılamaz. Hatta ilk 6 aylık süre bittikten sonra ikinci altı aylık süre içinde itirazın iptali davası açılmazsa ilamsız takip düşer. Ödeme emrine süresi içinde itiraz etmeyen borçlu engel kalktıktan 3 gün içinde gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir. Gecikmiş itiraz başvurusu kabul edilirse takip durur hatta konulan haciz 7 gün içinde itirazın kaldırılması talep edilmezse kalkar.
İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI
Davacı taraf olan alacaklı, davacı taraf olan borçluya karşı İcra Mahkemesi’nde, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 aylık hak düşürücü sürede itirazın kesin kaldırılması yoluna gitmelidir. İtirazın kesin kaldırılması bir dava değildir, icra hukukuna özgü hukuki bir yoldur ve ödeme emrine karşı borca itiraz edilmesi halinde mümkün olur. Borca itiraz edilmezse bu yolu alacaklı kullanamaz. İtirazın kesin kaldırılması yoluna gidebilmek için diğer şart, İcra İflas Kanunu’nun 68.maddesindeki sayılan belgelerin alacaklının elinde olması gerekir. İcra İflas Kanunu’nun 68. Maddesindeki sayılan belgeler şunlardır;
-Kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içeren borçlunun imzasını ikrar ettiği adi senet, -Kayıtsız ve şartsız para borcunu içeren onaylama ve düzenleme biçimindeki noter senetleri,
-Resmi daire ve yetkili makamların yetkileri dahilinde düzenlediği borç ikrarı içeren belgeler (aciz vesikası ve rehin açığı belgesi örnek gösterilebilir.) - Kredi kurumlarının düzenlediği belgeler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2002/15448 K. 2002/15291 T. 11.7.2002 sayılı kararında ‘’ İİK 68/1. maddesi gereğince talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar ve noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını mutazammın bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.’’ Şeklinde karar vermiştir.
Yukarıdaki belgelerden biri veya daha fazlası alacaklının elindeyse, alacaklı itirazın kesin kaldırılması yoluna gidebilir. Ayrıca borçlu itirazın kaldırılmasında alacaklının ileri sürmüş olduğu belgelere karşı bir belge ile ispat faaliyeti içerisine girmesi gerekir. Belgeyle ispatı mümkün olmayan senedin hata, hile ve ikrah sonucu verildiği veya senedi düzenlerken fiil ehliyetinin bulunmadığı, malın ayıplı olduğu gibi itirazları ileri süremez. Ancak zaten belgeyle ispatı mümkün olmayan yetki itirazı, takip veya taraf ehliyetinin bulunmadığı veya aciz vesikası üzerine yeni mal edinmediği gibi itirazları mahkemece incelenebilir, belge aranmaz.
Borçlu itirazın kaldırılması aşamasında ödeme emrinde itirazda bildirdiği sebeplerle bağlıdır ve yeni itiraz sebebi ileri süremez. Ancak senet metninden anlaşılabilecek nitelikte itirazları her zaman ileri sürebilir (Örneğin zamanaşımı, senedin tahrif edildiği veya vade tarihi gibi).
Alacaklının itirazın kesin kaldırılması talebi reddedilirse; alacaklı artık takibe devam edemez. Ancak borçlunun, kesin bir hükümle borçlu olmadığı tespit edilmiş olmaz ve alacaklı isterse genel mahkemelerde alacak davası açabilir. Ayrıca talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, borçlunun talebi üzerine mahkeme alacaklıya reddedilen miktarın %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkûm eder.
Alacaklının itirazın kesin kaldırılması talebi kabul edilirse; borçlunun yapmış olduğu itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verilir ve alacaklı icra takibine kaldığı yerden devam eder. Ancak verilen karar borçlunun kesin hükümle borçlu olduğunu tespit etmez ve borçlu isterse genel mahkemelerde menfi tespit davası açabilir. Ayrıca talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, alacaklının talebi üzerine mahkeme borçluya kabul edilen miktarın %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkûm eder. Borçlu bu kararın kendisine tebliğ veya tefhiminden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunur. Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2009/12980 K. sayılı kararına göre bonodaki imzaya itiraz edilince takip alacaklısı lehtar ise bonodaki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olan kişidir. Bu nedenle % 20 inkar tazminatına hükmedilmelidir.
İTİRAZIN GEÇİCİ OLARAK KALDIRILMASI
Davacı taraf olan alacaklı, davalı taraf olan borçluya karşı İcra Mahkemesi’nde, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 aylık hak düşürücü sürede itirazın geçici kaldırılması yoluna gitmelidir. İtirazın geçici olarak kaldırılması da bir dava değil icra hukukuna özgü bir yoldur. İmzaya itiraz edilmesi halinde alacaklı itirazın geçici olarak kaldırılması yoluna gidebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2006 / 231 K. sayılı kararına göre imzanın borçluya ait olduğunu alacaklı ispat etmelidir.
Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2015/30388 K. kararından ‘’Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 68/a maddesine dayalı itirazın geçici kaldırılması istemidir. Genel haciz yoluyla yapılan icra takibinde borçlu senet altındaki imzasına itiraz ederse, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı aylık yasal sürede icra mahkemesine başvurarak itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir. Bu durumda icra mahkemesince İİK. nun 68/a maddesi uyarınca imza incelemesi yapılır ve senet altındaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu belirler ise, itirazın geçici olarak kaldırılmasına, aksi halde istemin reddine karar verir.’’ bu kararda itirazın geçici kaldırılması yoluna başvurabilmek için imzaya itiraz edilmesi gerektiği ve hak düşürücü sürenin 6 ay olduğu gösterilmiştir.
İtirazın geçici olarak kaldırılmasıyla, itirazın kesin olarak kaldırılması arasındaki fark; itirazın geçici olarak kaldırılmasında itirazın imzaya yapılması, itirazın kesin olarak kaldırılmasında itirazın borca yapılmasıdır. Basit yargılama usulüne göre incelenir ve mutlaka duruşmalı olarak yapılaması gerekir. Borçlu geçerli bir mazereti bulunmaksızın duruşmaya katılmayacak olursa başka bir inceleme yapılmaksızın itiraz geçici olarak kaldırılır.
Alacaklının itirazın geçici olarak kaldırılması talebi reddedilirse; mahkeme yapılan inceleme sonucunda imzanın borçluya ait olmadığına karar verir ve icra takibine devam edilmez. Ayrıca borçlunun talebi halinde mahkeme alacaklıyı takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayan bir tazminata mahkûm eder.
Alacaklının itirazın geçici olarak kaldırılması talebinin kabulü halinde ise; imzanın borçluya ait olduğuna karar verir ve itirazı kaldırır. Ayrıca mahkeme borçluyu imza inkarından kaynaklı olarak, borçlu takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına ve alacaklının talebi halinde takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayan bir tazminata mahkûm eder. Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 2017/798 K. sayılı kararı şöyledir: ‘’İİK’nun değişik 68. maddesinin son fıkrası gereğince itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iyi ya da kötü niyetlerine bakılmaksızın % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.’’ Talebin kabulü halinde alacaklının geçici haciz yapabilme yetkisi doğar. Borçlu bu kararın tefhiminden itibaren 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu süre içinde dava açılmadığı takdirde veya dava açılıp kaybedildiği takdirde geçici haciz kesin hacze dönüşür.
Stj. Av. Emre ÇALIŞKAN
Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ


