EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN DAVALAR
Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ
Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hareket ederek hakimin müdahalesini isteyebilirler.
Hakim, eşleri sorumlulukları hususunda uyarır, uzlaştırma çabası içerisinde eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımına başvurabilir. Hakim, gerekli olduğunu takdir ederse, eşlerden birisinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alacaktır.
Kanun koyucu, yapılan bu düzenleme ile Medeni Kanun’da eşit hak ve görevlere sahip olan eşlerin herhangi bir konuda uzlaşamaması halinde sorunun çözümüne aile mahkemesi hakiminin yardımcı olmasını sağlamaktadır. Örneğin, aile konutunun seçimi, çocuğun isminin seçimi, çocuğun eğitimine ilişkin anne ve babanın farklı fikirlere sahip olması durumunda bu hususun çözümü gibi konularda hakime tarafları uzlaştırma ve uzman yardımı alma yetkileri tanınmıştır.
Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler hususunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birisinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınması isteminde bulunmuş ise yetkili mahkeme ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi olacaktır.
Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması hususunda yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir. Ancak, her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse, yetkili mahkeme eşlerden herhangi birisinin yeni yerleşim yeri mahkemesidir. Tedbir nafakasının artırma ve eksiltme davalarında da yetki söz konusu değildir. İstenilen her yerde dava açılabilir.
İlgili Yargıtay Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre, “Davada davalı kocanın evlilik birliği gereklerini yerine getirmediği gibi, eşini dövüp, bıçaklayarak yaraladığı ileri sürülerek tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, davacının emekli maaşı aldığı ve kira geliri bulunduğu böylece nafakaya ihtiyacı bulunmadığı belirtilerek istemin reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.Somut olayda davalının eşini dövüp bıçakla yaraladığı sabit olup davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır. O halde, istem tedbir nafakası olduğuna ve eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerektiğine ( TMK.nun 187. md. ) göre, davacı eşin ekonomik durumunun davalı kocadan daha iyi olması onu nafaka yükümlülüğünden kurtaramaz. Ancak hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Yasal olmayan gerekçeyle istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.” denilmektedir. (Y. 3.HD. Esas no: 2004/3682, Karar No: 2004/3631, Karar Tarihi: 13.04.2004).
Kaynakça:
Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016
Kılıçoğlu, A.: Aile Hukuku, Ankara, 2022.
Gençcan, Ö.: Aile Hukuku, Ankara 2011.
Öztan, B.: Medeni Hukukun Temel Kavramları, Ankara 2019.
Yargıtay Kararları.


