ACENTELİK ve ACENTELİK SÖZLEŞMESİ

ACENTELİK ve ACENTELİK SÖZLEŞMESİ

Av. Mustafa Alper KÜÇÜKYILMAZ


Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denilmektedir.


Acentelik ilişkisi, tacir ile onun adına faaliyette bulunacak kişi olan acente arasında yapılan bir sözleşmeden kaynaklanır. Acentelik sözleşmesinin yapılması herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak acenteye tacir adına sözleşme yapma yetkisi tanınmak isteniyor ise bu yetkinin yazılı şekilde verilmesi ve belgenin acente tarafından tescil ve ilan ettirilmesi gerekir. 


Acente müvekkilin ticari işletmesi ile ilgili sözleşmelerde aracılık faaliyetleri yürütmekte veya bu faaliyetleri müvekkil hesabına gerçekleştirmektedir. Acente ve müvekkil arasındaki ilişki bu bakımdan özel bir temsil ilişkisi olarak da değerlendirilebilir. Gerçek veya tüzel kişi olarak acentenin, hukuken acentelik iş ve işlemlerini müvekkilin talimatlarına ve menfaatlerine uygun şekilde gerçekleştirmesi gerekmektedir.


Acentenin, tacir ad ve hesabına sözleşme yapabilmesi için acenteye özel yetki verilmiş olması gerekir. Bu yetkinin yazılı şekilde verilmesi ve yetki belgesinin, ticaret siciline tescil-ilan edilmesi zorunludur. Bu şekilde özel yetki verilen acentenin yaptığı sözleşmeler, taciri bağlar.


Acentenin, sözleşmelerin yapılmasına aracılık etme veya tacir adına sözleşmeler yapma şeklinde faaliyet göstermesi gerekli olduğundan, bir işletmenin ürünlerine ilişkin reklam faaliyetlerini yürüten kişiler, acente değillerdir. 


Acentenin, sözleşme yapma konusunda yetkili kılınmamış olmasına rağmen müvekkili adına bir sözleşme ilişkisine giriştiği hallerde müvekkil, sözleşmenin yapıldığını öğrenir öğrenmez sözleşmeye icazet verdiğini 3.kişiye bildirebilir. İcazet verilmezse, acente yaptığı sözleşmeden bizzat sorumlu olur. Aynı hüküm, acentenin kendisine verilen yetkinin sınırlarını aşması halinde de uygulanır. Acentelikten söz edilebilmesi için başkası adına aracılık veya sözleşme yapan kişinin, bu işi meslek edinmiş olması da gerekir. Meslek edinme, süreklilik unsurunun doğal bir sonucudur.


Acentelik sözleşmesinin şekil şartı ile ilgili özel bir kanun olmadığından acentelik sözleşmeleri sözlü olarak da yapılabilir. Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca parasal sınır üzerindeki işlemlerin senetle ispat kuralı sebebiyle, bir acentelik ilişkisi ile ilgili uyuşmazlık olduğunda, sözleşmenin varlığını iddia eden tarafça ispatı ve belirtilen rakamı aşan meblağlarda yazılı delil sunulması gerekecektir.


FRANCHİSİNG SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI


Franchising; bir kimsenin başkasının çalışma prensiplerine talimatlarına bağlı kalarak ve bir bedel karşılığında onun ürününü veya hizmetini sağlama imkanı sunan bir ticari ilişki türüdür. Tek satıcılığa benzeyen, ancak ondan çok daha karmaşık bir yapıya sahip olan Franchising sözleşmesinin acentelikten birçok farklı özelliği bulunmaktadır. 


Franchising sisteminde Franchiseeye firma tarafından tedarik edilen mal ve hizmetin kullanım koşul ve şekilleri franchise veren firma tarafından belirlenmektedir. Franchising sözleşmesinde, franchise veren, ücret karşılığında, başka bir tacire (franchise alan) ürettiği mal ve hizmetlerin sürekli şekilde dağıtımı ve pazarlanması hususunda imtiyaz tanır. Bu sürekli ilişki içinde franchise veren, alana, kendi işletme adını, markasını, sair tanıtma işaretlerini, ticari teknik bilgi ve becerisini kullanma hakkını da devreder. Franchising sözleşmesinde, franchise alan kendi ad ve hesabına hareket eder ve geliri, ürünlerin alım-tekrar satımı arasındaki fiyat farkından oluşur. 



Kaynakça

Aydemir E./Memiş Y./Ruhi, A./Uçakhan, S./Bahadır, Ç.: Hukuk Davaları, Ankara, 2016 

Arkan, S.: Ticari İşletme Hukuku Ankara, 2017. 

Kayar, İ.: Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018. 



+905356309610